TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, fon krizi ve Borsa İstanbul’daki hareketlere ilişkin, “Kim spekülasyon yaptı, kim haksız kazanç sağladıysa burunlarından fitil fitil getirilmelidir, hepsinden hesap sorulmalıdır” dedi. Fon kriziyle ilgili adı gündeme gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın istifası ve eşiyle birlikte yaptığı öne sürülen yüksek getirili işlemlere ilişkin, “Ben de kamuoyundan, medyadan yansıdığı kadarıyla bilgilere sahip oluyorum. Bunların hepsinin detaylı şekilde, titizlikle araştırılacağını ve gereğinin yapılacağını ümit ediyorum” ifadelerini kullandı.
(TBMM) – TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, fon krizi ve Borsa İstanbul’daki hareketlere ilişkin, “Kim spekülasyon yaptı, kim haksız kazanç sağladıysa burunlarından fitil fitil getirilmelidir, hepsinden hesap sorulmalıdır” dedi. Fon kriziyle ilgili adı gündeme gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın istifası ve eşiyle birlikte yaptığı öne sürülen yüksek getirili işlemlere ilişkin, “Ben de kamuoyundan, medyadan yansıdığı kadarıyla bilgilere sahip oluyorum. Bunların hepsinin detaylı şekilde, titizlikle araştırılacağını ve gereğinin yapılacağını ümit ediyorum” ifadelerini kullandı.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Portekiz’e gerçekleştireceği resmi ziyaret öncesinde, uçakta gazetecilerle bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kurtulmuş, fon krizi ve Borsa İstanbul’daki hareketlere ilişkin, “Bu, fevkalade hassas bir konu, çok büyük bir kitleyi ilgilendiriyor. Bu insanların tamamı 3-5 kuruş biriktirdikleri helal paralarından kazanç elde etmek için borsaya yatırım yapmışlar, bunların paraları üzerinde kim spekülasyon yaptı, kim haksız kazanç sağladıysa burunlarından fitil fitil getirilmelidir, hepsinden hesap sorulmalıdır” dedi.
“Bir fonda çok sayıda insanın gelecek hayalleri birikiyor, siz o gelecek hayallerine el koyuyorsunuz” diyen Kurtulmuş, bunun “affedilemez fevkalade ciddi bir mesele” olduğunu söyledi. Kurtulmuş, alınan tedbirlerin kısa sürede sonuç vermesini ve Borsa İstanbul’un “selamete kavuşmasını” ümit ettiğini belirtti.
Kurtulmuş, konunun yolsuzluk ve spekülasyon boyutunun yanı sıra “ekonomik güvenlik meselesi” olduğunu da ifade ederek, “Bu tür meselelerin kendi konusunun dışında etkilere sahip olmaması lazım. Bunun için de ilgili bakanlık tedbirlerini zamanında, vaktinde aldı. Bu tedbirleri belki daha da artırarak Türkiye’de ekonomik güvenlik konusunda en ufak bir tartışmanın gündeme gelmeyeceği bir sürecin yönetilmesi gerekiyor” diye konuştu.
Savcılığa intikal eden soruşturmaların titizlikle yürütülmesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, “Savcılıkların son derece titiz, son derece kapsamlı, detaylı çalışmalarla kısa süre içerisinde soruşturmalarını tamamlamaları ve davaların açılmasının temin edilmesi lazım. Ümit ederim ki herkes tarafından titizlikle takip edilen bu konuda yapanın yanına kar kalmayacak bir kararlılıkla meselenin üstüne gidilecektir” ifadelerini kullandı.
“KİMSENİN MAĞDUR EDİLMEYECEĞİ TEDBİRLER OLUŞTURULMALIDIR”
Fonun dışında spot piyasada yaşanan mağduriyetlere ilişkin değerlendirmesi sorulan Kurtulmuş, “Bunlar artık bütün teferruatıyla incelenmeli. Kimsenin mağdur edilmeyeceği tedbirler oluşturulmalıdır” açıklamasını yaptı.
Kurtulmuş, Borsa İstanbul’un “çok geniş ve derin bir borsa olmadığını” belirterek, “Bu borsada ortaya çıkacak en ufak bir şey yanlış dalgalanmalara sebep olabilir. Yabancı yatırımcının ve içeride de yerli yatırımcının yatırım arzusunun zedelenmemesi lazım. Bence işin hukuki boyutu kadar ekonomik güvenlik kısmının da önemli olduğunu görüyoruz” dedi.
“MECLİS BAŞKANLIĞI’NA BIRAKILMIŞ BİR İNİSİYATİF YOK”
Numan Kurtulmuş, “bazı milletvekillerinin isimlerinin fon krizi kapsamında gündeme gelmesi ve savcılık sürecinin yargıya taşınması halinde dokunulmazlıkların kaldırılması sürecinin nasıl işleyeceği” sorusu üzerine, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması konusunda Meclis Başkanlığına bırakılmış bir inisiyatif bulunmadığını söyledi. Kurtulmuş, “Mahkemelerden dosyalar geldiği zaman, bildiğiniz gibi şu anda 1096 dokunulmazlık dosyası Meclis’teki Karma Komisyonda bulunuyor, gelen tezkere derhal Meclis Başkanlığı tarafından teamül gereği Karma Komisyona havale edilir, Karma Komisyon da eğer isterse bu dosyaları gündeme alır, bu dosyalar üzerinden bir Meclis araştırması başlatabilir” şeklinde konuştu.
Kurtulmuş, henüz Meclise herhangi bir fezlekenin gelmediğini belirterek, “Fezlekeler geldiğinde de izlenecek süreç bellidir” dedi.
“RESMİ BİLGİYE SAHİP DEĞİLİM”
İstifa eden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin dört aylık süreçte elde ettiği kazanca ilişkin değerlendirmesi sorulan Kurtulmuş, bu konuda resmi bilgiye sahip olmadığını belirterek, “Ben de kamuoyundan, medyadan yansıdığı kadarıyla bilgilere sahip oluyorum. Bu ve söylediğiniz, söylemediğiniz birçok detay zaten savcılığın araştırma yapması gereken konular. Bunların hepsinin detaylı bir şekilde, titizlikle araştırılacağını ve gereğinin yapılacağını ümit ediyorum” ifadelerini kullandı.
KURTULMUŞ’TAN ERDOĞAN’IN BM KONUŞMASINA ÖVGÜ
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı konuşmaya ilişkin değerlendirmesi sorulan Kurtulmuş, Erdoğan’ın 16’ncı konuşmasını yaptığını belirterek, “Bu konuşması, diğer 15 konuşmasının çok üstünde ve son derece iddialı bir konuşmaydı” dedi.
Kurtulmuş, Erdoğan’ın konuşmasının “insanlık cephesinin kararlılığını vurgulayan ve soykırımcı Netanyahu ve çetesinden hesap sorulması konusundaki küresel vicdanı dile getiren” bir konuşma olduğunu söyledi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, “Bir köşeye sıkışmışlığın verdiği çaresizlik…” ifadesini kullandı. Kurtulmuş, Netanyahu’nun yüz ifadeleri, seçtiği cümleler ve vücut dilinin bu durumu gösterdiğini, Netanyahu’nun konuşmasının, yaklaşan seçimlerin de oluşturduğu baskıyla bağlantılı olabileceğini söyledi.
“MECLİS İZLEME KURULU SAHADA OLMAYACAK”
Meclis’te oluşturulacak Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, komisyonun oluşumunda müzakereci bir yöntem izleneceğini belirtti. Kurtulmuş, “Meclis’in sorumluluğu, tabiri caizse bir ‘üçüncü göz’ olarak sürecin nasıl devam ettiğini millet adına takip etmektir, bunun izlemesini gerçekleştirmektir” dedi.
Komisyonun en kısa süre içerisinde oluşturulmasını ümit ettiğini dile getiren Kurtulmuş, “Meclis’te grubu bulunan partilerin hepsinin temsil edileceği bir yapının olması, oluşması lazım” ifadelerini kullandı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında oluşturulan Kurulla iş birliği halinde çalışılacağını belirterek, “Eğer bir yasal düzenleme ihtiyacı ortaya çıkarsa bunun oluşmasıyla ilgili süreci yönetmek ve hepsinden önemlisi de millet adına bu sürecin sahiplenilmesini temin etmek” gerektiğini söyledi.
Komisyonun sahada çalışıp çalışmayacağı sorulan Kurtulmuş, “Hayır. Sahada olup biteni izlemek devletin resmi güvenlik kurullarının görev ve sorumluluğu” dedi.
Kurtulmuş, yasada üç önemli “emniyet sibobu” bulunduğunu belirterek, bunlardan birinin sahadaki gözlemler sonucunda örgütün silah bıraktığı ve kendisini feshettiğinin tespit ve tescili, sonrasında Milli Güvenlik Kurulu kararının ortaya çıkması olduğunu söyledi.
Uygulamaya dönük hususların ve tek tek dosyaların Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında oluşturulan Kurul tarafından inceleneceğini belirten Kurtulmuş, Meclis’te oluşacak izleme kurulunun yürütmeye dönük herhangi bir görevi ve sorumluluğu olmayacağını ifade etti. Kurtulmuş, “Sadece süreci izleyecek, gerekirse yasal düzenleme teklifleri üzerinde çalışacak” dedi.
“TÜRKİYE SİYASETİ ÜZERİNE DÜŞEN HER TÜRLÜ SORUMLULUĞU YERİNE GETİRDİ”
Sürecin ağırdan alındığı yönündeki eleştirilere ilişkin Kurtulmuş, “467 oyla kabul etmiş olan bir parlamento, Türkiye siyasetinin merkezi, Türkiye siyasetinin kalbi bu konuyu asla ağırdan almayacağını da deklare etmiş demektir” diye konuştu.
Kurtulmuş, sürece karşı olan çevrelerin siyaseti itibarsızlaştırmaya çalıştığını belirterek, “Türkiye’de siyaset üzerine düşen her türlü sorumluluğu yerine getirdi, bundan dolayı katılan siyasi partilerin tamamına bir kez daha çok teşekkür ediyorum. Bir sürü riskler alındı. Rapor hazırlandı, yasa hazırlandı, kabul edildi” dedi.
Kurtulmuş, siyasi partilerin farklı fikirleri olmasına rağmen ortak noktalarda uzlaşmayı başardıklarını belirterek, “Dolayısıyla siyaseti itibarsızlaştırmak için ‘Kararsızlar, işi zamana yayıyorlar’ şeklindeki eleştirilerin tamamının art niyetli olduğunu düşünüyorum. Açıkçası her şey tıkır tıkır kendi süreci içerisinde işliyor” ifadelerini kullandı.
“HERKES AYRILIKÇI DİL KULLANMAKTAN VAZGEÇMELİ”
PKK’dan gelen “Öcalan serbest bırakılmazsa silah bırakmayız” yönündeki açıklamalar ve süreçte yaşanan gelişmeler sorulan Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Bu tür sözler, bu tür gereksiz açıklamalar olur. Eldeki silahı bırakmak değil, zihinlerdeki silahı bırakmak. Herkesin ayrılıkçı bir dil kullanmaktan vazgeçmesi, bazı çevrelerin de ayrımcı bir dil kullanmaktan vazgeçmesi lazım. Türkiye kararını vermiştir. Terör meselesi en kısa süre içerisinde geride kalacaktır. Kim bu sürece çomak sokmaya çalışırsa kaybedecektir. Terörsüz Türkiye konusunda devletin bütün birimlerinin kararlılığı kesindir, buradan asla taviz verilmeyecektir.”
“BU MECLİS YENİ ANAYASAYI YAPABİLİR”
Yeni anayasa konusunda da değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, 28. Dönem TBMM’nin yeni anayasa yapması bakımından “en elverişli Meclis” olduğunu belirtti. Kurtulmuş, Meclis’te 7 siyasi parti grubunun ve 15 siyasi partinin bulunduğunu, temsil oranının yüzde 99 olduğunu söyleyerek, “Türkiye’nin sivil, çağdaş, kapsayıcı, kuşatıcı, demokratik yeni bir anayasaya ihtiyacı var, bu elzemdir. Bu Meclisin bunu yapma gücüne, kudretine sahip olduğu kanaatindeyim. Bazılarının konuştuğu ‘kurucu Meclis’ gibi tartışmaları tamamıyla antidemokratik bulurum. Bu Meclis, yeni anayasayı yapabilir. Ayrıca tam da zamanıdır” ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, siyasi partilerin kendi anayasa hazırlıklarını ortaya koyması ve ortak bir kesişim noktası bulunması halinde yeni bir anayasanın oluşturulabileceğini belirtti.
“SEÇİMLERİN YENİLENMESİ İÇİN ŞU ANDA HAZIRLIK YOK”
Seçimlerin yenilenmesi konusunda ise Kurtulmuş, hukuki sürecin belli olduğunu belirterek, TBMM’de 360’tan fazla milletvekilinin seçimlerin yenilenmesini istemesi halinde sürecin başlayacağını söyledi.
Numan Kurtulmuş, “Şu an için bir hazırlık var mı?” sorusuna, “Hazırlık yok. Ayrıca seçimin yenilenmesi meselesi, siyasi iklim meselesidir. Şu anda Türkiye’nin gündeminde etkin olan, hakim olan siyasi gündem, seçimin yenilenmesi değildir” yanıtını verdi.
Yeni anayasanın bu yasama döneminde yapılıp yapılamayacağı sorulan Kurtulmuş, “Anayasadan daha zor bir meseleyi, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu’nu başarmış bir Meclis, çok daha zor bir konuda ittifakı temin etmiş olan bir Meclis niye yeni anayasada bir uzlaşı sağlamasın? Ben de bu konuda üzerime düşen her türlü sorumluluğu yerine getiririm” ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, “Bu dönem görebilecek miyiz?” sorusuna ise “Niye olmasın?” yanıtını verdi.
Mehmet Uçum’un anayasa değişikliğinin bir sonraki seçim sonrasına kalacağı yönündeki değerlendirmesinin hatırlatılması üzerine Kurtulmuş, “Herkes kendi şahsi görüşünü söyleyebilir. Mühim olan partilerin bir araya gelerek alacağı tutumdur ve karardır” dedi.
Kurtulmuş, anayasa konusunda siyasi partilere ve kamuoyuna çağrıda bulunduğunu belirterek “Bu bir iklim meselesi. İklim oluştuğunda tabii ki… Zaten şu anda bu söylediğim de doğrudan bir adımdır” diye konuştu.
“CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ BÜYÜK ORANDA OTURDU”
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ilişkin görüşleri sorulan Numan Kurtulmuş, sistemin “büyük oranda oturduğu” ve halk tarafından kabul gördüğü kanaatinde olduğunu söyledi. Kurtulmuş, “Türkiye üç kere seçime, yani bir referandum, iki genel seçime gitti. Dolayısıyla bu sistemi fiilen millet onaylamış oldu” dedi.
Bununla birlikte sistemin aksayan ve revize edilmesi gereken yönlerinin gündeme getirilebileceğini belirten Kurtulmuş, anayasa değişikliğinde siyasi partilerin kırmızı çizgilerini ortaya koyacağını ve bu alanların dışında uzlaşı sağlanabileceğini söyledi.
Yüzde 50+1 tartışmasına ilişkin ise Kurtulmuş, “Bunların hepsi o süreç içerisinde, yani bir anayasa değişikliği konusu gündeme geldiğinde gündeme gelebilir” dedi.
“SİYASİ PARTİLER YASASININ DEĞİŞTİRİLMESİ TEKLİFİ SON DERECE YERİNDE”
Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasası’nın değiştirilmesine ilişkin değerlendirmesinde Kurtulmuş, bu teklifi “doğru ve yerinde” bulduğunu söyledi. Kurtulmuş, “Bir ülkenin demokratik topografyasını dört yasal metin ortaya koyar. Anayasası, siyasi partiler yasası, seçim yasası ve Meclis İçtüzüğü” dedi.
Bu dört metnin demokratik revizyona ihtiyaç duyduğu kanaatinde olduğunu belirten Kurtulmuş, “Dolayısıyla bu Seçim Yasası ve Siyasi Partiler Yasasının değiştirilmesi teklifini son derece olumlu ve yerinde buluyorum” ifadelerini kullandı.
“MEKKE SAVUNMA ANLAŞMASI HENÜZ FİKİR SAFHASINDA”
Mekke Savunma Anlaşması’nın bölge ülkelerini saldırılardan koruyabilmek amacıyla gündeme geldiğini belirten Kurtulmuş, “Henüz fikir safhasında. Evet, anlaşma imzalandı, ortaya bir sonuç çıktı, genel sekreteri atandı, çok taze bir gelişme” diye konuştu.
Kurtulmuş, anlaşmanın genişleyerek devam etmesini ve diğer bölge ülkelerinin de içinde olduğu ortak bir şemsiye haline gelmesini ümit ettiğini söyledi.
Anlaşmanın herhangi bir savunma paktına alternatif olmadığını ve herhangi bir devlete karşı yapılmadığını belirten Kurtulmuş, Türkiye açısından uluslararası bir anlaşmanın nasıl yürürlüğe gireceğinin belli olduğunu ifade etti. Numan Kurtulmuş, “Şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelen bir şey yok. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine gelmesi doğaldır” dedi.
Kayseri Ses, şehrin nabzını tutan güncel ve güvenilir haberleri okuyucularıyla buluşturan bir haber platformudur. Yerel gelişmelerden gündemin öne çıkan başlıklarına, kültür, ekonomi ve sosyal yaşamdan önemli duyurulara kadar Kayseri’ye dair merak edilen konuları tarafsız ve hızlı bir şekilde sunarak “Şehrin Sesi, Gündemin Özeti” olmayı hedefler. 📰
Yorum Yap